yaşam mutluluktur
» 10/5/2008 - ANNELER GÜNÜ

Bir kadın için en güzel an ,yani anne olduğu o ilk an çok önemlidir .
tüm annelerin ve anne adaylarının anneler günü kutlu olsun  |
Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
» 28/4/2008 - YAĞMURDA BİR AKŞAM HÜZNÜ

Yağmurda Bir Akşam Hüznü O öyle bir enerjidir ki, hepimizin üzerinde farklı ya da benzer etkiler bırakır.
Sıkıntıyla başlayan ilk dakikaların yerini , tuhaf bir ferahlama, hafifleme, arınma alır. Onunla bütünleşir, hüznün kollarına bırakırsınız kendinizi…
Sanki gökyüzü yüreğiniz, çakan şimşekler hıçkırığınız, yağmur da gözyaşlarınızdır artık…
Ağlamak isteyip de ağlayamadığınız anlar vardır ya, hani nefessiz kalmış gibi hissedersiniz kendinizi, tek güç bulduğunuz suçlu sebebiniz yine yağmurdur…
Yalnızlığınız farketmediklerinize sarılır, keşfetmeye başlarsınız,gördüğünüz herşey size daha doğal, zengin, güçlü, renkli gelir…
Yağmur yağmaya başladığında zaman devreye girer.. Geçmiş, gelecek, şu an… Kazançlarınız, kaybedişleriniz.. Farkında olma haliniz….
Yeniden diyebilirseniz herşeye rağmen… Umutla… Tanrıdan gelen herşeyi sevgiyle, sabırla kucaklayabilirseniz eğer; Sevimli o meşhur Arap kızının camdan size bakıp el salladığını görebilirsiniz:) O öyle bir enerjidir ki, hepimizin üzerinde farklı ya da benzer etkiler bırakır.
Sıkıntıyla başlayan ilk dakikaların yerini , tuhaf bir ferahlama, hafifleme, arınma alır. Onunla bütünleşir, hüznün kollarına bırakırsınız kendinizi…
Sanki gökyüzü yüreğiniz, çakan şimşekler hıçkırığınız, yağmur da gözyaşlarınızdır artık…
Ağlamak isteyip de ağlayamadığınız anlar vardır ya, hani nefessiz kalmış gibi hissedersiniz kendinizi, tek güç bulduğunuz suçlu sebebiniz yine yağmurdur…
Yalnızlığınız farketmediklerinize sarılır, keşfetmeye başlarsınız,gördüğünüz herşey size daha doğal, zengin, güçlü, renkli gelir…
Yağmur yağmaya başladığında zaman devreye girer.. Geçmiş, gelecek, şu an… Kazançlarınız, kaybedişleriniz.. Farkında olma haliniz….
Yeniden diyebilirseniz herşeye rağmen… Umutla… Tanrıdan gelen herşeyi sevgiyle, sabırla kucaklayabilirseniz eğer; Sevimli o meşhur Arap kızının camdan size bakıp el salladığını görebilirsiniz:)
 |
Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
» 22/4/2008 - YAŞAMINIZI KENDİNİZ YAZIN

[
Yaşamınızı Kendiniz Yazın
Birinin size bir kalem verdiğini düşünün; kapaklı, içini göstermeyen bir kalem.
Ne kadar mürekkebi olduğunu göremiyorsunuz. Bir-iki deneme cümlesi yazdıktan sonra kalem bitebilir ya da bir çok şeyi değiştirebilecek bir ya da daha çok başyapıt yaratmaya yetebilir. Başlamadan bunu bilemezsiniz.
Oyunun kurallarına göre bunu bilmeniz olanaksız, asla bilemezsiniz. Bu konuda şansınızı denemek zorundasınız!
Aslına bakılırsa hiçbir oyunun kuralı sizi bir şey yapmaya zorlayamaz. Kalemi elinize alıp kullanmak yerine, onu bir dolapta ya da çekmecede hiç kullanmadan, kurumaya bırakabilirsiniz.
Peki, kullanmaya karar verirseniz, onunla ne yapacaksınız? Oyunu nasıl oynamayı düşünüyorsunuz?
Tek bir kelime yazmadan önce hiç durmadan planlar mı yapacaksınız? Planlarınız öylesine ayrıntılı olacak ki asla gerçekten yazmaya başlayamayacak mısınız?
Yoksa kalemi elinize alıp, yazmaya mı girişeceksiniz? Kelimelerin sizi götürdüğü yere gidip onların kıvrımları, büklümlerine siz de kendinizi kaptıracak mısınız?
Bir sonraki kelimede mürekkep bitebilir diye dikkatle ve özenle mi yazacaksınız? Yoksa kendinizi kalemin hiç bitmeyeceği fikrine kandırıp ona göre mi davranacaksınız?
Ne yazmayı plânlıyorsunuz? Sevgi mi? Nefret mi? Eğlence mi? Perişanlık mı? Yaşam mı? Ölüm mü? Hiçbir şeyi mi? Yoksa her şeyi mi?
Yalnızca kendinizi mutlu etmek için mi, yoksa başkaları için de mi yazacaksınız? Ya da başkaları için yazıp kendinizi mi mutlu edeceksiniz?
Kelimeleriniz titrek ve silik mi, yoksa koyu ve gözüpek mi olacak? Süslü mü, sade mi?
Hatta hiç yazacak mısınız? Bir kez kalem verilince sizin yazmanızı isteyecek hiçbir kural yok. Ön taslak yapacak mısınız? Kısa notlar almayı düşünüyor musunuz? Düşünürken amaçsızca resimler karalayacak mısınız?
Satırların üzerine mi, arasına mı yazmayı düşünüyorsunuz? Belki de orada olmalarına karşın hiç satır görmezsiniz? Satırlar var mı?
Bu konuda düşünecek pek çok şey var, değil mi? Şimdi size bir yaşam verildiğini düşleyin...
David A Berman  |
Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
» 14/4/2008 - YARIM YAŞAMLAR

yarım yaşamlar
Bir ömrün toprağın altına götürdüklerini bilebilir misiniz? Belki görünenler evet ama, ya görünmeyen, gizli kalanlar... Bir insan gömülürken toprağa, hep bunu düşünürüm "Acaba, yapmak isteyip te yapamadığı, yarım kalan şeyler neydi diye? Çünkü eminim illaki kalmıştır bişiler, vardır gizledikleri, yüreğine gömdükleri, tıpkı bedeni, kalbi gibi onunla toprak olacak, çürüyecek o kadar çok bilmediğimiz şey vardır ki sakladığı, göstermediği... Belki paylaşmıştır en yakın arkadaşıyla, dostuyla, sevgilisiyle ama anlamaz ki değerini onun hayatındaki. Gerçekleşmesini ne kadar istediğini, ne kadar umutla ona bağlandığını kimse anlamaz ki! Cenazene katılmışsa bir dua okur, örtülürken üzerine toprak yorgan misali, izler kefene sarılı bedenini sonra çeker gider yalandan bir iki gözyaşı da döker, belki ders alır ama düşünmez öleni, toprağın altına girenin içinde biriktirdiklerini... Onun sadece bir beden, bir arkadaş, bir insan olduğunun ötesindeki, saklı sırların farkına varamaz hiç bir zaman. Üstelik kimsenin aklına da gelmez belki, son nefesinde sormak sana, kaldı mı yarım bişeyler diye bu dünyada? Oysa en güzel sorudur bu o döşekteki bir insana... Ölürken derler ya hani "bir film şeridi gibi geçer hayatın gözünün önünden" diye benimkinden yaşadıklarım değil de yaşayamadıklarım geçecek muhtemelen. Hep yapmaya korktuğum, sölemeye çekindiklerim gelecek aklıma, sakladığım, bi yerlere sokuşturduğum hislerim, paylaşmak istemediğim gizlediğim duygular akacak damarlarımdan son defa... Yarım kalan aşklarım, ulaşamadığım heveslerim, uçup giden hayallerim, kırık dökük umutlarım geçecek aklımdan... Gözlerim açık gidecek, kapanmışta olsa yalandan... Şimdi fırsat varken bitirmek lazım tam olmayanı, eksiği gediği örtmek, kapamak lazım o yüzden, belki yetmeyecek ömür bize verilen, ama en azından bir çabamız olsun sıkıştırmak için şu kısacık yaşama. Belki nankörüz doymayız ama, en azından bir iki tane bişey daha olur doldurmaya, göçüp giderken bavula... Ne kadar kurtarsak kardır, şu ipe sapa gelmez dünyadan, ne kadar çalsak kardır hayat denen zırvalıktan, ne kadar yüklensek, azaltsak o kadar iyidir yarım kalan yaşamlardan yada yaşanamayanlardan...  |
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
» 18/3/2008 - SENİ SEVİYORUM DEMEK İÇİN GEÇ KALMA

Senİ Sevİyorum" Demek İçin Geç Kalma
Merhaba gülen gözlü arkadaşım, dudağındaki tebessümü kaybetmemişsin daha. Ne güzel dünyaya gülen gözlerle bakabilmek ve insanlara tebessümler saçabilmek senin gibi.
Biliyorum, üzülüyorsun donuk gözlerle karşılaşınca. Ne yapalım arkadaşım, herkes senin gibi olamaz. Duyabiliyorum "Hayır olmalı" dediğini.
Haklısın arkadaşım, aslında bütün insanlar senin gibi olmalı. Bilseler bir tebessümle neler yapabileceklerini, bir çocuğun gözlerindeki ışıltıyı bir tebessümle nasıl görebileceklerini, sıkıntılarla dolu bir insana nasıl dünyaları vereceklerini bilseler ve gülen gözlerin buzları nasıl erittiğini, kalpleri nasıl birleştirdiğini bilseler, eminim onlarda senin gibi olmak isterlerdi...
Ve sevgi saçıyorsun gülen gözlerinle arkadaşım. Saf ve hiç bir beklentisi olmayan bir çocuk gibi. Hayır arkadaşım, sevgi, sadece sevgiliye duyulmaz.
Sevgi evrensellikdir..
Hiç kimse altın yığınları gibi kasasına kilitleyemez onu. Onun yeri kalplerdedir.
Bir annenin kalbindedir, onun yeri çocuğuna verebilmek için. Onun yeri bahçıvanın ellerindedir, sevgi tohumları saçabilmek için. Evet... Sevgi heryerdedir.. Yeter ki sen onu bulmak iste.
Sevgiyi bulmak kolay... Zor olan onu elinde tutabilmekte. Unutma arkadaşım, sevgiyi duyabilmekle de iş bitmiyor... Sevgiyi göstermek de gerekir.
Hayat kısa arkadaşım bugün olan yarın yok. Sevgiyi göstermek beklemeye gelmez, yarın çok geç olabilir. Elindekini kaybetmeden kıymetini bilmelisin. Biliyorum arkadaşım, bana hak veriyorsun. Şimdi koş sevdiğinin yanına.. Önce, ona gülen gözlerle sımsıcak bir gülümse ve "Seni seviyorum" deyiver içinden gelen en sıcak sesinle. Hayır bunlar komik şeyler değil arkadaşım..
Seni seviyorum anne, baba, kardeşim, arkadaşım vs. demek komik değil. Bu senin gibi bütün canlılara karşı sonsuz bir sevgi duyan bir insan için hiç de zor değil sadece biraz cesaret arkadaşım. Bu, yalnızca yüreğinin buz kapladığını, taşlaştığını zanneden insanlara biraz zor gelecektir ama onlar da senin gösterdiğin cesareti gösterdiklerinde, kalplerinde sevgi kıpırtılarını hissettiklerinde ve ağlamayı öğrenebildiklerinde inan herşey onlar için ve bütün insanlar için daha güzel olacak.
Evet arkadaşım, gülmek varken surat asmak niye, güldürmek varken ağlatmak niye, güzel sözler söylemek varken kalpleri kırmak niye?
Hayat çok kısa arkadaşım.. Ve bu dünyadaki hiçbirşey kırılan kalplere değmez.
Şimdilik hoşçakal arkadaşım yine gel. Yanına senin gibi gülen gözlü, yüreği sevgi dolu insanları alıp yine gel olur mu? Beni fazla bekletme... Çünkü yarın burada olamayabilirim.
SEVDİKLERİNE "SENİ SEVİYORUM" DEMEK İÇİN GEÇ KALMA!..
 |
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|